top of page

Arzu Nisa'nın Gözünden İstanbul

peki istanbulda neden bu kadar kedi var?!?!?!

Ece'nin Gözünden İstanbul

"İstanbul’un kargaları İstanbul kadar kocaman
Bağırmak denen bir adam saltanatını kurmuş burada
Birçok şarkının ortasında yürürken İstiklal Caddesi
Tomtom Mahallesi’ne taşıyor beni
Ben yürümüyorum Füsun cadde yürüyor
Bir cadı olduğumu burdan anlıyorum”
Bağırmak denen bir adam saltanatını kurmuş burada
Birçok şarkının ortasında yürürken İstiklal Caddesi
Tomtom Mahallesi’ne taşıyor beni
Ben yürümüyorum Füsun cadde yürüyor
Bir cadı olduğumu burdan anlıyorum”

akşam güneşi

Elif'in Gözünden İstanbul









Esma'nın Gözünden İstanbul
Haliç, yeniyle eskinin kesiştiği köprü

“Okyanusta bir dalga hayal et.Görebiliyorsun,boyunu ölçebiliyorsun ,içinden geçen güneş ışığının kırılma şekline bakıyorsun ve işte orada, bir dalga olduğunu açıkça görebiliyorsun. Sonra kıyıya vuruyor ve yok oluyor. Oysa su hala mevcut. Dalga, suyun farklı bir varoluş şekli, kısa bir süreliğine de olsa.” Bir Budist’in ölüm mefhumlarından biri de budur. Dalga okyanusa geri döner. Geldiği yere. Olması gereken yere.”

Molla Zeyrek Cami

İçinde yüzdüğün denizin genişliğini bilemezsin. İçinde yaşadığın ruhun da ucu bucağı her zaman açık seçik görünmez.

Ben, ben olmayanla bir olur.
İnsan o vakit yok olur,
Ve ancak o vakit tam olur.
İnsan o vakit yok olur,
Ve ancak o vakit tam olur.

Feyza'nın Gözünden İstanbul




"Tüm o karmaşadan bir adım geri attığında…”

Hasan Emre'nin Gözünden İstanbul
bottom of page


